İSTANBUL (Bursa Kuşu) – Üroloji Uzmanı Dr. Celal Şalçini, migrenin çeşitleri, tetikleyicileri ve tedavi yöntemleri hakkında önemli bilgiler sundu.
Dr. Şalçini, migrenin primer baş ağrıları arasında yer alan ve kendine has özellikleri olan bir rahatsızlık olduğunu dile getirdi. Genellikle tek taraflı ve zonklayıcı bir ağrı olarak hissedilen migren, nabız atışı şeklinde kendini gösteriyor. Uzman, migren ataklarının sıklıkla ışık ve ses hassasiyeti, bulantı ve kusma gibi belirtilerle beraber olduğunu belirtti. Fiziksel aktivitelerin migren ağrısını artırabileceğini ifade eden Dr. Şalçini, merdiven çıkmak, eğilmek, öksürmek ya da herhangi bir zorlanmanın ağrıyı şiddetlendirdiğini vurguladı. Migren ağrısının genelde 10 üzerinden 7-8 şiddetinde olduğunu aktardı.
Migrenin auralı ve aurasız olmak üzere iki ana türü bulunduğunu belirten Dr. Şalçini, auralı migrende baş ağrısından önce görsel belirtilerin ortaya çıktığını söyledi. Görme alanında ışık çakmaları, zikzaklı çizgiler, bulanıklık ve parlamalar, aura belirtileri arasında en yaygın olanlarıdır ve genellikle baş ağrısından yaklaşık yarım saat önce başlar.
Migren ataklarını tetikleyen etmenlerin kişiden kişiye farklılık gösterdiğini vurgulayan Dr. Şalçini, parlak ışıklar, keskin kokular, çikolata, mayalı içecekler, lodos, deterjanlar, parfümler ve klima ortamlarının sıkça rastlanan tetikleyiciler arasında yer aldığını belirtti. Hastaların kendi tetikleyicilerini tanımasının tedavi sürecinde büyük önem taşıdığını ifade etti.
Aşırı ağrı kesici kullanımının, başka bir baş ağrısı türüne yol açabileceğini belirten Dr. Şalçini, ayda 10-15 günden fazla ağrı kesici kullanan bireylerde “aşırı ilaç kullanımına bağlı baş ağrısı” gelişebileceğini açıkladı. Bu durumun tanı ve tedavi sürecini daha karmaşık hale getirdiği vurgulandı.
Migrenin bazı bireylerde ömür boyu devam edebileceğini, bazılarında ise zamanla kaybolabileceğini ifade eden Dr. Şalçini, tedavi yöntemlerinin atak tedavisi ve koruyucu tedavi olarak iki ana yaklaşımda toplandığını söyledi. Koruyucu tedavinin amacı, atakların sıklığı ve şiddetini azaltmaktır. Ayda 3-4’ten fazla, şiddetli ve yaşam kalitesini bozan baş ağrıları yaşayan kişilerin mutlaka bir doktora başvurması gerektiğini belirten Dr. Şalçini, özellikle ilk kez ortaya çıkan, 50 yaş sonrası başlayan, ilaçlara yanıt vermeyen veya nörolojik belirtilerle seyreden baş ağrılarının dikkatlice değerlendirilmesi gerektiğini vurguladı.
Migrenin tedavi edilebilir bir rahatsızlık olduğunu belirten Dr. Şalçini, günümüzde klasik ilaçların yanı sıra yeni nesil enjeksiyon tedavileri, akıllı ilaçlar ve botulinum toksini gibi farklı seçeneklerin bulunduğunu ifade etti. Hasta-hekim iş birliğinin ve doğru bilgilendirmenin tedavi başarısını artıracağını sözlerine ekledi.

Yorumlar kapalı.